Damlalar – 227

Tarihte keşke kelimesi kullanılmaz. Eğer bir anlamı olsaydı derdik ki: “Keşke Osmanlı – Safevi rekabeti olmasaydı, keşke Şah İsmail ile Yavuz arasındaki siyasi mücadele dini kamuflaj ile örtülmeseydi,keşke Mısır ve Hindistan Türklüğünü yutan Arap-Hint kültür coğrafyalarının üretimleri Batı Türklüğünün hayatında karşılığı olmayan problemlerin çözümüymüş gibi Türk Müslümanlığının sırtına sentetik olarak yüklenmeseydi.
Hamleci, yerli, bilimsel ve Lagari Ahmet Çelebileri, Takiyüddinleri, Ali Kuşçuları, Hezarfenleri, İbn-i Sinaları, Azizzeddin Nesefileri, Birunileri yetiştiren gelenek yerini Kadızadeliler geleneğine bırakmasaydı.”

Sait Başer

Reklamlar