Damlalar – 268

İçinde “Fena fi’r Rasul”, “Fena fi’llâh”, “Bekaa bi’llâh”… gibi sonsuza açılan kavramlar taşıyan bir sistemin mensubları, Niyâzî-i Mısrî Hz.’nin Risâlet-Nübüvvet hakkındaki düşüncelerine nasıl muhalif veya sessiz kalabildiler? O ufuk açıcı yolu işlemekten kaçındılar? Hadi eskiden can bahasıydı; ya şimdi?… Hazretimizdeki Muhammedî muhabbete tek bir itiraz da olamadığı halde?…

Sait Başer

Bu muhteşem eserle ilgili olarak Hattat Yusuf coşkun Benefşe şunları söyledi: “Bu eserde, şunlar yazılı; Ya Hazreti Pir Muhammed Niyazi Misri Bin Ali (alinin oğlu) k.s. ALLAH onların ruhlarını mübarek etsin. Üsteki pırlantanın içinde KELİME-İ TEVHİD ve EHL-İ BEYT yani PEYGAMBER EFENDİMİZİN (sav) mübarek aile efradları yazılı. Muhammed Niyazi Mısri Hazretlerini tanımak temiz bir vicdan işidir. Onda, Allah aşkı, Peygamber sevgisi vardır. Ehl-i Beyt sevdalısı bir Allah dostudur o. Niyazi Mısri Hazretleri, o yüce şahsiyetleri model almıştır. Haksızlıklar karşısında susmamıştır. Asırlar geçmesine rağmen çok sevilmiştir. Bu eser, onun himmetiyle üç aylık bir dönem içinde meydana geldi. Eser, o mübareğin inşallah türbesi onarıldıktan sonra “bu eserin” suponsoru ile gidilip Limni’deki türbesinde yerini alacaktır,”

Reklamlar

Damlalar – 188

İçinde “Fena fi’r Rasul”, “Fena fi’llâh”, “Bekaa bi’llâh”… gibi sonsuza açılan kavramlar taşıyan bir sistemin mensubları, Niyâzî-i Mısrî Hz.’nin Risâlet-Nübüvvet hakkındaki düşüncelerine nasıl muhalif veya sessiz kalabildiler? O ufuk açıcı yolu işlemekten kaçındılar? Hadi eskiden can bahasıydı; ya şimdi?… Hazretimizdeki Muhammedî muhabbete tek bir itiraz da olamadığı halde?…

Sait Başer