Damlalar – 288

İnsan çilesiyle barışmak zorunda.
O çile bize en uygun terbiyedir. Çilemizle barışmamak, hakkımızdaki “takdir” ile kavga halinde olmak demek. Üstelik o çilelere hemen hemen daima kendimiz talip olduk!
Çileni öp başına koy.
Halis bir muhatabın bize tahammülündeki o barışıklıktan gelen tevekkülünden, muhabbetinden ibret al! Biz kendimize tahammül edemezken bize tahammül edenlere iyi bakmak lazım. Böyle bir dost arayışımızdaki garabeti de görmemiz lazım. Kendimiz çekemezken bize katlanılmasını istemek garabeti!..
Çileni öpüp başına koyduktan sonra da, onun yerine talip olduğun sahaya usuletle, isyansız, tuğyansız süzül… Buna kimse mani olamaz.
Öfke ve isyandan iman ve huzur doğmaz ki; ancak kavga, kibir, çatışma… üretir menfi yaklaşımlar. Yani istemediğimiz o çile ateşini daha da harlandırır…

Fotoğraf Güneş Par’a aittir.

Reklamlar