Damlalar – 247

Esâsen Töre’nin mutlak isteğiyle teşkil edilen Türk Devleti’nde amaç, insanlığı Kut’a kavuşturmaktır. Bütün müesseseler küçükten büyüğe bu maksada nispetleri sayesinde meşrûlaşırlar; fakat Kut’un ortaya çıkmasında olmazsa olmaz şart da, ben duygusunun yerini, bütün varlığın sorumluluğunu hisseden bir yüksek idrâkin almasıdır. Hizmetin derûnunda saklı cevher de budur.

Sait Başer

 

Damlalar – 224

İslam’da da Töre’de de istihzâ, aşağılama yoktur. Gördüğün eksiği kendi ayıbından öğrendiğin ölçüyle tanırsın. Yani irfan erbabı o dilden kalbini görür.
Hayır yapmak istiyorsan, doğrusunu doğru bir üslubla söyle! Alay yolundan değil.
Elbette alay ve hakaret dili, genellikle insanların nefislerini temize çıkarma çabasından doğuyor. Tabii bir tür itiraf olduğunu bilseler yapmazlardı. Ayrıca aldanmış muhatapları hayırla uyarmazsak onlara tesirimiz hiç olmaz ki! Kimse aşağılanarak uyanmaz. Bu üslup inat veya kıskançlığın beslemesiyle diri kalıyor.
Kıskançlıkta zerre kadar akıl olmadan, Allah’ın başka birini sana tercih etmesine isyan ve O’na akıl öğretme gizli.
İnat ise yaptığı fenalığı görememe yani idrak noksanından doğuyor…

Sait Başer