Damlalar – 188

İçinde “Fena fi’r Rasul”, “Fena fi’llâh”, “Bekaa bi’llâh”… gibi sonsuza açılan kavramlar taşıyan bir sistemin mensubları, Niyâzî-i Mısrî Hz.’nin Risâlet-Nübüvvet hakkındaki düşüncelerine nasıl muhalif veya sessiz kalabildiler? O ufuk açıcı yolu işlemekten kaçındılar? Hadi eskiden can bahasıydı; ya şimdi?… Hazretimizdeki Muhammedî muhabbete tek bir itiraz da olamadığı halde?…

Sait Başer

Reklamlar