CEHÂLET’İN ZIDDI ŞEHÂDET!

64747948_2953342624681041_1900700552363245568_n

İslâm’da “cehâlet”in zıddı, mâlûmat toplamak değil, “şehâdet”!.. O sebeple bu “şehâdet yolu”(yâni İslâm) açılmadan evvelki zamana “Câhiliye Dönemi” deniyor.

Tanrısız bir kişilik; önü ardı karanlık, anlamsız, gāyesiz, değersiz, en acısı umutsuz bir kaosta tükenmek; buna mukābil, Tanrı’nın yanında varlık iddiâsı ise abesle iştigal!..

Yoksa o şehâdetten Tevhid çıkar mı!
Şâhit O’na rağmen “var” olursa da işin ucu şirke varırdı.
Şehâdet, bir “Nur ve Kudret Deryâsı”nda gaşy olmak, sesin soluğun kesilmesi, ilmin ve irfânın kemâli; amma ezber ve kaos karanlıkta uğuna kalmak!

Ağlayan sesine gülme çeşnisi vererek, bulduğu eski şâhidlerden kalma ezber parçalarıyla, kederli kalbine rağmen etrâfına çığırtkanlık etmek kolay görünse bile aslında ne trajedidir!
Ne bilir, ne bilmediğini bilir!
Kendini bilmez, herkesleri bilir!

Bilen demez, diyen bilmez ya!
İşte Üstâd o perdede durmuş:

“Yegâne hüsn-i ilâhî odur Cemâlullah
Cihâna ahsen-i takvîm’den ı’yân olalı
O şûhu nazm ile tasvîr müşkil oldu Kemal
Suhân rekābeti meydan-ı imtihân olalı”

Yârânın sabahları hayır, gönülleri rûşen ola

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s