“SELÂM VE DUÂ İLE” İMİŞ!

Duâ, taleplerimizi hayatımıza dâvet anlamında bir kelime.
🙂
Duâ hâlindeyken, kendi ruhî durumumuzu incelersek, bu esnâda kendimize dâir biliş ve kabullerden hareket etmekte bulunduğumuza şâhit oluruz. O biliş ve kendiliğimize dâir kabullerde ise gayet tabiî, sentetik telkinlerden uzak, sahici ihtiyaç ve ideallerimizin faaliyeti belirir, alttan alta…
Bir de duâmızın yöneldiği muhatabımız var! O, Cenâb-ı Hakk’tır.
O “muhâtabımız”a münhasır biliş ve kabullerimiz olmadan da duânın hiç bir değeri ve zerrece anlamı kalmaz.
*
Duâ esnâsında hem kendiliğimize hem O’na dair bilişlerimizin buluşması da şart tabii.
🙂
Duâmız “bizim” ise, ezber tekrarlarını aşıyorsa, orada gene gayet ciddî bir “dünya görüşü”, “hakikat algısı” da devrede bulunmak zorunda. Yani duâ sırasında duâmızın doğuşunu sağlayan bir ciddî ve hasbî tefekkür de bulunmak zorunda… Aksi halde zaten ortaya duâ çıkmaz.
*
Elbette her duamız kendimize dönük değil!
Bir de diğer insanlara, topluma, varlığın muhtelif cenahlarına hitab ettiğimiz, hayır veya lânet okumak kasdından doğan dualarımız var.
O dualarda da gene bizim kendisine dua ettiğimiz muhataplara dâir dilek ve temennilerin, o muhatabın gerçekliğine, durumuna, ihtiyaç veya ahlakına dair ciddi ve güncel fikirler üretmiş olmaklığımız şartı geçerli. O muhatabın Allah’a dâir nisbetlerini, Allah’ın ona dönük iktidarını kaale almadan da duâ edemeyiz.
Elbette bütün değerlendirmelerimizi, duâ edende bir “hasbîlik şartı” üzerine oturtuyoruz.
*
“Selâm ve duâ ile” tekerlemesinin, dua ile alâkası yok!
Ne kendine dâir, ne muhatabının varlık, ihtiyaç, ahlak, saadet arayışlarına dâir zerrece tefekkür zahmeti taşımıyor bu yuvarlak lâf.
Hem “her şeyi” söylemişmiş gibi yapıyor, ama hem de aslında muhatabına gerçek bir yönelişin gereği ihlas ile sahici bir empati taşımıyor. Onun ihtiyacına yoğunlaşmış en ufak bir şefkat ve zahmet yüklenmemiş…
Bilakis!
Bu, bir “duacı olmanın diğergâm imajı kullanılarak, güya dua edilenden minnet devşirme sloganı”.
Bencil, dindarımsı, düşüncesiz; ama gayet menfaatçi, ucuz bir tutumun ifşaatı…
*
Daha yazalım mı?

Bu düşünce tembelliği alâmeti tekerlemeyle her karşılaşmada bir ölü can ile muhatap olmuşum gibi üzülüyorum…
Allah encâmımızı hayr eylesin…
🙂
Ümmetimizin ezber dualardan ve sloganlardan uzaklaşıp, hakiki talep ve dilekleriyle yüzleşmesi, dua için teveccüh ettiği Zât-ı Akdes’i karşısında bulacağı hallere tahavvülü de bendenizin duasıdır.

Manasıyla da donanacağımız, Ümmet-i Muhammed’e selametler niyazındayken, dualarımızın içine kalbimizi de koyacağımız bir oruç günü idrak edelim inşaallah…
Dr. Sait Başer
16/6/2012

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s