Damlalar – 614

Anlama, “Bilinmeyi sevme”ye mazhar bir paralel tecelli… Bilinme zevki olduğu kadar, yaratma zevkini de duyuracak.

Okuma bir b/varışma, bilişip buluşma olacaktı; tekrar ve soyut planda inşâ olacaktı… Metni parçalayıp tekrar hazm etmek, tekrar ve anlamı kendince ihyâ olacaktı…

Ezbere mahkum bir telkin ve hipnoz varlığına dönüşmek değil… öyle okumalardan sadece taklit ve kendini iptal durağına varılır…

 

FB_IMG_1508231978396

 

Gerçi bizde, maalesef, mezarın eşiğindeki okumalarımızda dahî “telkin alma adına okuma” revaçtadır! Hâlâ gerçekten okumalardaki metnin belirleyici olamayacağına uyanamayan bir entellektüel muhitin(!) hegemonyasındayız… / Sait BAŞER

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s