Damlalar – 590

Tek cins elemanlardan oluşan, homojen ortamlarda ancak kimlik üzerinden yürünebilir. Aklın çalışması için fark lazım. Fark yoksa akıl da yok! Akıl olmadan da kişilikten söz açmak muhal.
Düşünce, “göre”lerle, izafetlerle, atıf, nisbet veya kıyaslarla şekillenebilir. Kimlik vurgusuna mahkum kitlelerin, üst akıllara mahkûmiyeti kaçınılmaz…
O yönlendirici akılların dostane veya hasmâne bir çizgiye mi hizmet ettiğini ayırd etmek ise “farkı kullanma alışkanlığı olan akıl”a bağlı…
Oysa kimliklere veya kitlesel yönlendirmelere tutsak yığınlara daima akıl muhalefeti ezberletile geldi…
“Akleden toplumlara bunda nice ibretler vardır” diyor Kitap!

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s