Damlalar – 587

“Okumak” ve “öğrenmek” tek tip değil. Bilgiyi kendinde kendini bulmak, ahlakını inşâ maksadıyla arayanlarla, egosunun iktidarı için kullanmak niyetiyle hafızaya alanlar bir olur mu?
Anlamanın da bir ahlak ve niyet eşliğinde cereyen ettiğini görmemiz lazımdır.
Değişme, olgunlaşma, kendine katma maksadıyla okuma, kişilik ve ahlâkî yapımızın ontik kökü iken; elde edilme gayesi “kullanılacak alet”e indirgenmiş malumat, tamamen haricî imkan olup, nefsi nemrutlaştırmaya yarıyor…
Muhammedî okuma, kendini inşa, fiilî ve fizikî Tevhid’in içimizde soyutlanarak tekrar kurulması, ahlâkın hilkatle buluşturulması olmalı.
Sığ romantizmler ve yaka paça yırtma seanslarıyla O’na varılması mümkün görünmüyor. Hele “temsil” hayal bile edilemez…
Gayretli daima devletliyi geçiyor. Anlama ve Muhammedî okumaya uzak durdukça daha böyle çok naatlar söyleriz…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s