Hüsn-i Zan veya Ufku Genişletmek

Yaşananlara ve muhataplarımıza tavrımız, içinden baktığımız psikolojiyi de yansıtıyor.
Olaylar ve kişilere dair tutum ve kararlarımızdan hareketle kendi yerimizi anlamak mümkün. Bir nimete kavuşan tanıdığa hased, bir vak’aya getirdiğimiz olumsuz yorumlar, “ben merkezli” bir yerden bakmakta oluşumuza delil! Burada Tevhid etmekten söz açılması müşkül.
Hayra yormak, veya hüsn-i zanna memur olduğumuz bilincini kaybetmeden aynı hallere bakabilsek, belki çok daha huzur yaratıcı bir tablonun şekillenmesine katkı sağlıyacağız.
Hüsn-i zan, etrafımızın ulaştığı nimete de onlar adına memnuniyet duymak, aslında bir nefsini aşma, Tevhid’i fiilî haliyle idrak demek olacak…
Hayra yormak da bu vadide anlaşılmalı.
Her adımına Besmele’yle başlayandaki yaratılışa iştirak etme şuurundaysak hele! Katkısını daima Rahmaniyet bağlamında yapma ahdinde olan bir mü’minin harcı bu!..

Bireysel plandaki bu yaygın sıkıntımızın bir de toplumsallaşmış, kurumsallaşmış, sürekli işleyerek yara üstüne yara açan bir mekanizması var modern dünyada: Medya!
Bu en az faydaları kadar yıkıcı, çürütücü tesirleri olan ve kıyl ü kaalden beslenen yapılara karşı da teyakkuzun korunması şart. Hemen itibar etmemek, o haber veya programların ardındaki olumlu olumsuz menfaatleri unutmadan kulak vermek de gerekiyor. Belki hüsn-i zan çarkını o yapılara rağmen açık tutulacak bilinçlerle yürütmek, teyakkuzun devamlılığından gıdalanacak…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s