Damlalar – 490

“Bal küpünden bal, sirke küpünden sirke sızar” denir ya! İşte o da bir “şımarma”dır. Bu defa olumlu manada ele almak lazım. Kanunî diyor ki:
Kasd eyledüm ki ışkumı sînemde saklayam
Penbe içinde ola mı âteş nihân dahı
Aşkını sinesinde saklamayı murad etmiş koca Sultan! Ammaa hiç pamuk içinde ateş saklı kalır mıymış…
Duman, ateş olan yerden çıkar.
Ateşe, yanarken ışığını gösterme, veya ısını sakla denebilir mi? Yahud bir çorak bölgede kaynayan pınarın çevresinde yepyeni ve cıvıltılı bir hayat oluşumunu engellemek mümkün mü?
Bir âşık ârifin civârında onun muhibleri ve dostları halkalandıkça, âdetâ bir nükleer çekirdek gibi etrafa saçtığı dostluk , ferâgat, ilim, teşhis-tedâvi halleri, muhabbetin sıcaklığından gıdâlanan bîçârelerin, birer cihangir edâsı takınmaları görünmez mi hiç?
Ham ervâhın bir “aşk ve mârifet ocağı” olan o merkeze nisbetlenen hayatlarla giderek pişmesi, kıvam ve kemâl bulması istenmeyecek bir nimet midir?

Allah her birimizden hakkaniyetiyle, rahmaniyetiyle zuhur eylesin…
Bizlere de benlik hamallığından kurtulmayı, “Senin ile bakayın, seni göreyin Mevlâ” diyenlerdeki ahlak ve hâl ile hallenmeyi müyesser kılsın…

(Fotoğraf Mazlum Ümit’e aittir.)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s