Sosyal ve İdeolojik Hipnoz Âfeti…

Hipnotize olmaya ne kadar meraklı bir toplumuz. Uyuşmuş bir zihinle bu hayatın manasına vasıl olmak imkansız. Bizi uyandırmaya çalışan hayırhah kimseleri de düşman sanırız. Bizleri sürüleştirip kullananlar daha parmaklarını kıpırdatmadan, gönüllü köleler olarak, bizi kendimize getirme çabasındaki insanlara saldırırız.

Kendisi olma cesaretiyle, gerçeklik aleminde dik durabilen insan ne kadar saygıdeğerdir oysa. İstismarcı ideologların sürü edinme operasyonlarını görüp, kalabalıkları uyarmaya uğraşmak hem çok saygıdeğer bir iş elbette; ama aynı zamanda da ağır bir riske girmek demek. Gerçekten bu iş “can bahası”dır!

Vaktiyle biz sınıfsız bir toplum iken ve adalet uğruna köleci toplumların aristokrasi ve ruhbanlarıyla savaşırken de böyle bir manzara vardı. Kurtarmaya uğraştığımız yarı köle ve köle kitleleri, efendilerinin hipnozları tesiriyle bize düşman olurlardı. Haçlı seferlerine katılan “sürü”ler acınacak haldeki kölelerdi… Batı’daki Türk husumeti hala o zamanların yadigarıdır. Şimdi ise bizim toplumumuzda hipnoz mekanizması işliyor ve kitleler, birbirleriyle, ait oldukları “sosyolojik cemaat” adına, düşman karşı cephelere ayrılıyorlar.
Bu yaygın ve bulaşıcı hastalığı teşhis eden bir kaç uyanık mahfil varsa da bunlara, birbirleriyle çatışan gruplar “ortak düşman” muamelesi yapıyorlar.

Biz bugün ne seküler cemaate, ne dinî cemaatlere, ne etnisite cemaatlerine, ne de Batı’ya yaranamıyoruz. “Kişilik düşmanlığı” konusunda çatışan taraflarda bir ittifak var!

Türk olmak ve insanınızı sevmek için “Türkçü”, Müslümanlığı anlamak için “İslamcı”, çağın gerçeklerini idrak için “seküler-laikçi” olmak zorunda değiliz! Maalesef bu -ci, -cı alanları birer “sürü edinme alanı”na dönmüştür ve oralarda “kendini bilme ve gerçekleştirme” ihtimali alabildiğine zayıf düşmüştür…

Kişilik sahibi olmadan kimlik giyinmenin, insanı vahşette tutan işlevi aşikar!
Kişilik ise “anlama” faaliyeti olmadan imkansız…
Tabi olunan merkezlere ise “anlayan adamlar” asla gerekmiyor! İtaat esastır, anlama değil!
Hayatımızı süfli ve ardında ne bulunduğu meçhul politik merkezlerin emellerine tahsis etmeyelim.

Umut yitirmek tükenmek demek tabii. İşin asıl önemli yanı bu.
Hayır umalım inşallah.
Vakti şereflendirecek anlamalara kapı açılsın dileyelim…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s