Damlalar – 388

Aklederek üretenlerin dünyası, yalanlarla da örülse, ezberci doğrucuların dünyasından daha gerçek ve muktedir oluyor. Orta yerdeki beşerî gerçek bu!

Pek sevimli bir gerçek değil; ama doğunun yaşadığı acılar, akletmeyişinin bedeli!

Şöyle bakılsa da olur herhalde. “İnsan gerçeği” aklın kullanılmasından zuhur ediyorsa, ezberlenmiş eski hikmetler yeni faaliyete göre değerini koruyamıyor.

“Eski hikmet”, hareket ve değişim zemininde hikmet olma özelliğini çok defa kaybediyor. Üzerinde uyuduğumuz eski doğrular belki de hala doğru değil! Bunun mahiyetini “yeniden anlama”yla uyanmamışlar nerden bilecek?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s