İstanbul’da Belediye Yönetimi Hakkında Bir Düşünce

 

Sait Başer, “İstanbul’da Belediye Yönetimi Hakkında Bir Düşünce”, İstanbul Hakkında Kültür Projeleri Oluşturma Çalışmaları (Komisyona sunulan teklif), Arter Advertising, 6-7 Mart 2004

Ülkemizde belediyecilik belli bir mevzuat üzerine eklenen idareci ufku ve yetenekleri marifetiyle yapılmaktadır. Küçük yerleşim birimlerinde çok da rahatsızlık uyandırmayan bu yaklaşım, büyük şehirlerimizde yeterli değildir.

İç göçler, varoş gerçekleri, işsizlik, kanun dışı alanların giderek büyüdüğü ekonomik faaliyetler, kontrol edilemeyen eğlence, fuhuş sektörleri, akıl almaz ulaşım sıkıntıları, kontrolsüz yapılaşma… gibi her biri azmanlaşmış meseleler artık hem mevzuatı çok aşmaktadır hem de sıradan insan gücünün, ufkunun kuşatamayacağı denetlenemez boyutlara gelmiştir.

Hele İstanbul!

Dolayısıyla İstanbul astronomik ölçekli meseleleri ve olağanüstü kalabalık nüfusu ve yirmi dört saat devam eden hayatiyeti sebebiyle sürekli olarak:
1- Çok yönlü gözlemlere,
2- Sosyolojik incelemelere,
3- Kitlenin psikolojisinin takibine,
4- Ticarî ve sınaî faaliyetlerinin daimi kritiğine,
5- Ulaşım ve altyapısının an be an kontrolüne,
6- Eğlence psikolojisi ve yeni neslin şartlarının takibine,
7- Kültür ve sanat ihtiyacının izlenmesine,
8- Hijyen şartlarına uyulmasına,
9- Tarihi mirasın daima gündemde tutulmasına…
ihtiyaç duymaktadır.

Bunun için bu şehir belediyesi, kararlarının isabetini ve verdiği hizmetin yerini bulmasını, yeterli olmasını istiyorsa mutlaka akademik bir yapılanmaya giderek şehri ve insanlarını, hizmetini ve sorumluluklarını ilgilendiren her yönden izlemeli, gözlemeli sonra da elindeki verileri günün imkanları içinde sürekli ilmi ve teorik analizlere tabi tutmalıdır. Bu işlemler belediyeye bir hafıza kazandıracak ve ilgili birimlere geniş bir veri tabanı sunacaktır.

Başkanlık mümkün seçeneklerden birisini seçmek ve uygulamanın ötesinde ayrıca amatör ve yetersiz fikir yürütmelere mecbur kalmamalıdır. Yönetimler bilgi ve kararları için alternatif çözümler aramamalı, bütün seçenekleri önünde bulmalıdır.

Bu akademik yapılanma illa bir KİT kimliğinde olmak zorunda değildir. Şehirdeki üniversitelerle derin işbirlikleri bir yöntem olabilir. Sırf bu iş için geniş ufuklu ve alt üniteleri olan bir İstanbul Enstitüsü teşkil edilebilir. İst. Bel. Üniversitesi kurulabilir vs…

Böylece yurdumuzun bir çok şehri için bir model geliştirilecektir. Esaslı bir sosyolojik ve felsefi arka plandan beslenen yaklaşımların hayata geçirilebileceği çok yeni, çok ileri ve bilimsel bir yönetimin doğması halkımıza da olağanüstü fırsatlar ve açılımlar getirir ümidindeyim.

Üstelik bu kurumlaşma kalıcı olacağından yönetimlerin düşebileceği zaafları veya yeteneksizlikleri telafi edecek, şehir hayatının sağlığı bakımından emniyet sübabı da olacaktır.

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s