Damlalar – 361

Çile çok değerli bir kavram.
İnsanı Hakk’a vasıl eden kanatlarımız çilelerimiz.
Ancak çok defa biz nefsimizin dileklerinin olmayışından doğan kahırlanmaları çile sanırız.
Oysa çilede bir bilinç hali bulunsa gerek. İlahi maksadı tanıya tanıya Hakk’da durma iradesi esnasındaki meşakkatler çile olmalı.
Yoksa olayların nefsimizin dileklerine aykırı seyrinden kaynaklanan üzüntüler çileden sayılır mı?..
Yani gayr- meşru işlerin yorgunluk ve yıpratıcı mesailerine mukabil, dervişin nefsinin ümüğüne basa basa yürüyüş çabası bir olur mu?
Sırat-ı Müstakim’i anlamak ne ileri bir merhale!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s