Damlalar – 349

Hakikat çoğunlukla tam da orta yerde durur. Görmek istemeyiz de ondan yok sanırız. Nefsin ruhaniyetimizi tüketen zevklerine meydan açma eğilimidir bu körlüğümüzün sebebi.
Halbuki o meşhur “Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz içiniz” sözü gerçeğin ta kendisi değil midir? Burada bir “ego”yu bütünün aleyhine öne çıkarmak, aslında o egonun ardında saklı mustarip gönülün de aleyhinedir.
Tabloda hepimize aynı önemde bir “yer” var. Bazı elemanların fazlaca dikkat çekmeleri geçici ve itibari sebeplerledir.
Asıl değeri egomuza da gücünü veren, kalbimizde durup duran ve bizi var kılanda aramalı… O “Kalplerde Duran” ki, hepimizin varlığında var! Âleme ibretle bakıp o Rahman’ı ve Rahmaniyyet’i görmeli, etrafı kırıp dökmeleri terk etmeli…
Ne demiş (toprağı bol olsun) Paskal: “Sonsuz bir daire varlık, her yer merkez!”..
Şu desenler ve nice alamet gösteriyor ki ecdaddaki bu bütünlük, “Tevhid” şuurudur o cihan çapında müesseselerin hayat sırrı! Kimse rolünü küçümseyemez oradan bakıldığı zaman ve büyük bünyenin sağlığı bozulamaz…
Sadr-ı âzam ile dağ başındaki çobanın görevleri aynı derecede kutludur, aynı ciddiyette ve değerdedir.

Fotoğraf Güneş Par’a aittir

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s