Damlalar – 318

Anlamak da bir pencereden bakmaya bağlı tabii. Menfaat penceresinden ilelebet baksan da anlıyacağın şey hikmete dokunmayabilir. Manevi menfaatler ve beklentiler de zamanla bir tür dünyevî statülere dönüyor. Kendimizi Hakk’dan ayrı gayrı görme sebebi her ne ise (ki bu sebeb bazen çok dinî bir şey de olabiliyor), o şey engele dönüşüyor ve kesret idrakinin yuvası olabiliyor… Tevhid’e mani olan her şey hikmete de mani…
Gayrıyı icad edemez, göremez bir birlik idraki! Vakıa ile anlamanın bütünleştiği bir hal. Ayrılıkları icad eden “ben” duyuşudur, denegelmiş…”Hakk’tan âyân bir nesne yok, gözsüzlere pinhân imiş” diyordu Hz. N. Mısrî değil mi? Temenni ve niyaz edelim ki, modern hayatın, medyanın, tarihî kültür kalıplarının sırtımıza yükledikleri binbir kimlik yükünden sıyrılıp, bilfiil ve şu anda hazır bulunan varlıktaki tecelliye şahit olabilelim. Eklenebilelim…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s