Günaydın Yazıları – 122

Günaydın yerine Bâkî’nin selamını getirdim azizler…      27 Nisan 2013

GÖR

Mir’ât-ı gülde hüsn-i dil-efrûz-ı yâri gör

Ruhsâre-i hakîkate âyînedârı gör

Her nakşu her nigâr ki kılsañ müşâhade

Eltâf-ı sun’-ı Hâlik-i Perverdgârı gör

Dil-beste olma terligine taze goncanuñ

Ol pîrehende cilve kılan gül-’i zârı gör

Hâmûş yatma bister-i gafletde subh-dem

Gel mergzâra gulgule-i mürg-i zârı gör

Dîvânelik zamânıdur âvâre göñlini

Zencîrlerle zabt idemez cûybârı gör

Dâg-ı derûn-ı sîne nice tâzelenmesün

Gül hırmenine âteş uran nev-bahârı gör

Bak sâgar-ı şikeste-i pür-hûn-ı lâleye

Cemşîdden nişâne kalan yâdgârı gör B

âkî nesîm gibi sebük-hîz olup seher

Gaflet gözini hâb-ı girândan uyarıgör

Seyr ü safâ-yı bâg u gülistan ise garaz

Gülzâr-ı hüsn-i pâdişeh-i kâmkârı gör

Âsûde zıll-ı râyet-i ‘adlinde kâ’inât

Kevn ü mekâna sâye salan şâhsârı gör

Yorumlar…

Sait Başer: Şerhine kat’iyyen karışmam. O iş Mehdi Genceli hocâfendiye âittir.

Mehdi Genceli :

Mehdî ağır bir nezle-i can-güdâz olup seher

Ummâ bugün ondan medet, git başka yârı gör

Sait Başer:

Mehdi mi olur bir nezleye tûş olan

Gayrıya yâr demezüz gel dildârı gör!

Mehdi Genceli :

Zencefil ne gezer, ballar da sahte

N’eylesin bu garip, âciz nâ-puhte

Şifâ-yâb edemez ne laf ne deva

Gönderin bir tepsi kuru baklava

Sait Başer :

Kazandibinden terfiyle baklavaya

Kâr-ı dâim gözeten Mehdi ağaya

Hoşça sözde tokat gördüğünden nâşi

Âciz göz mü yumsa aceb oklavaya

Mehdi Genceli :

Hâcenin tokatı azizdir aziz

Tilmizin kalbinde bırakır bir iz

Kazandibi şirin, velâkin ondan

Baklava değil mi çok daha leziz?!

Sait Başer :

Şakalar gelip geçsin muhabbet baki

Baklavaya kafiye oklava baki

Nazlanma sakın şerh et, yarın mahşerde ”

Mehdi’nin rızkı haram” demesin Baki

Sait Başer:

Bu susuzluğa Mehdiyyü’l- zeman olmalı sâkî

Gönül hoşluğuymuş şu gökkubbede kalan bâkî.

Mehdi Genceli :
İç mey-i gül-gûn, olma zevkden baîd
Habîbi mehdi olan âkıbet olur saîd

Sait Başer :
Tekebbürde Mehdi görmek hakikatte câiz değil,
Bidayette Saîd olmak âkıbeti hâiz değil,
Molla Kasımdan hâlî olmamamış bir dem bu âlem
Bâkî’yi şerhe ârif sandık, yoksa bir vâiz değil!

Mehdi Genceli : 
Kalmadı eski zevki ne mâzînin, ne ânın
Ürefâ kayıplarda, meydan bugün nâdânın
Mehdi’ye bel bağlama, âhir zaman olsa da
Bâkî’ye sen şârih ol, tâzelensin îmânın

Sait Başer :
Şakalar gelip geçsin muhabbet baki
Baklavaya kafiye oklava baki
Nazlanma sakın şerh et, yarın mahşerde
“Mehdi’nin rızkı haram” demesin Baki…

Sait Başer:
Cevan dediğiniz Mehdiyyü’z- Zamandır
Dili keskin bir tilmiz-i yamandır
Mana-yı şair, batnında olsa da
Hocanın feryadı ah ü figandır…

Mehdi Genceli :
Baklava dediğin şekerle nandır
Denî dünyâ tâ ezelden yalandır
Sinn-i hâce epey geçkin olsa da
Tilmizi, çok şükür, tâze civandır

Sait Başer:
Sözüyle bağlarlar halis adamı
Şükre zehr katmayan sâki-i câmı
Tac edermiş başa, sahib-i meydan
Baklavayı götür, bırak kelamı.

 

Rafet tahtbaş:
Said olana mehdi ne gerek
Yakın olan gülden koklar direk
Aşığın şifası bir yudum meydir
Meyhanede geçmez baklava börek

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s