Kutadgu Bilig’de Kut ve Töre’den…

 

 

Kutadgu Bilig’de Kut ve Töre, Trabzon 2007, 4. baskı, s. 27-28

Kutadgu Bilig’in çatısı kurulurken, Töre’yi temsil eden Küntogdı, önce Aytoldı(kut) ile hikemî diyaloglara girmektedir. Eser kut kavramının aydınlatılması adına yazıldığı halde Aytoldı’nın işgal ettiği yer sınırlıdır. Onun dile getirdiği konular özellikle kut kavramı etrafında dolaşmaktadır. Kutun nitelikleri, elde tutulması için gereken erdem ve ilkeler Aytoldı’nın dilinden sıralanmaktadır. Kut ile dilin erdemi ilişkilerine ek olarak sözün yararlarına da Aytoldı değinmektedir. Bu ilk diyaloglarda hakan Küntogdı (Töre) da Töre’nin temel esaslarını sıralamaktadır.

Eserde Küntogdı; en çok, aklı temsil eden Ögdülmiş ile alış veriştedir. Eserde işgal ettiği hacim bakımından ikinci sırayı, mânevî uyanıklığın, gönül gözü açıklığının örneği olan Odgurmış almaktadır. Ancak gerek Ögdülmiş, gerek Odgurmış, Aytoldı’dan soyutlanarak anlamlandırılabilecek kavramlar olarak görünmüyorlar. Zirâ Ögdülmiş, Aytoldı’nın oğludur; aslı, soyu ile Aytoldı’ya mensuptur. Odgurmış da muhtemelen Ögdülmiş’in büyük kardeşidir. Eğer kardeşi değilse, yaşça Ögdülmiş’ten büyük ve çok yakın bir akrabası izlenimi uyandırılıyor.
Beşerî plânda kahramanlarımızın eserdeki durumları böyledir. Ama hakikatte Tanrı’nın her türlü ihsan ve lütfunu temsil eden kut’la bağlantıları sebebiyle akıl ve irfan olarak mahiyetlerinin iyi bilinmeleri gerekmektedir. Onlara Aytoldı’nın ölümü oyunuyla, kutu meydana getiren iki ana unsurun ayrışması sonucu belirmiş değerler demek yanıltıcı olmayacaktır.
Çünkü Kutadgu Bilig demek, “kut kazanma bilgisi” demektir. Kutun ise Töre’ye, yani Tanrı buyruğu yerine konan ilkelere uymakla kazanıldığını yukarıda anlatmıştık. Dolayısıyla Kutadgu Bilig, bir bakıma baştan sona Töre’nin ortaya çıkış biçimi, hükümleri ve dayandığı temel prensipleri anlatan bir eser kimliğindedir. Eserde devamlı sualler soran Töre, istediği cevapları bu üç kavramdan çıkarmaktadır: Kut, akıl ve irfan. Töre ise akıl ve irfan tarafından kurulmaktadır. Akıl ve irfan Kutadgu Bilig’e bakılırsa, Türk düşünce hayatının Tanrı, Töre ve Kut kavramlarından sonraki en önemli ve kut, Töre, Tanrı kavramlarının içeriklerini de belirleyen iki değer olarak su yüzüne çıkıyor. Tabiatıyla akıl ve irfan kavramlarını da dogmatik bir yaklaşımla öne sürmüyor. Bu iki üretken yapı kendi altındaki birçok soyut değere kök salmış görünüyor: Gaflet, hizmet, hikmet ve gönül gibi bu soyut değerler, akıl ve irfana taban vermektedirler. Bu soyut değerler önce toplumsal yapıda belirginleşip olgunlaşmakta, giderek akıl ve irfan sentezine yükselmektedirler. Anlaşılan odur ki, akıl ve irfan’ın bütünleşmesinden doğan manevî gücün ürünleri de Tanrı nezdinde Töreleşmektedir. Çünkü tekrarlayalım ki, akıl ve irfan, eserimizde kuttan doğmakta ve bir bakıma kutun iki kanadını teşkil etmektedirler.
Töre, Tanrısal düzendir; fakat görüleceği gibi, bu düzen, yine insanın ruhsal yeteneklerinin bir ürünüdür. İşte asıl düğüm burada yatmaktadır. Türk düşüncesinde kozmik yapıya göre de, fikrî ve beşerî yapılara göre de, felsefî ve siyasî planda da insan merkezî bir konum işgal etmektedir.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s