Türk Töre’ye Uyan Demektir

Ekrem Kaftan’ın Sait Başer’le yaptığı ropörtaj, Türkiye, Kültür-sanat, 23.8.1998

Türkler’in İslamiyet’i kabul etmesinden önce de İslam’a yakın bir inanca sahip oldukları bugün artık bilini­yor. Dr. Sait Başer, Türk tarihinde Kut ve Töre kavramları üzerine yaptığı araştırma­larla tanınıyor. Töre’nin bugün anlaşıldığı mâ­nânın çok dışında bir derinliğe sahip olduğunu savunan Dr. Sait Başer’le konuştuk

Özellikle tarih üzerine yaptığı araştırmalarla tanınan Dr. Sait Başer, Türk milletinin tarihinde Töre’nin çok mühim bir yeri olduğunu hatırlatarak “Bugün yaşanan sıkıntıların temelinde devlet anlayışımızdanTöre’nin çıkarılması yatar” diyor. Dr. Sait Başer, Türkler’in tarih boyunca Töre’ye bağlı kaldıklarını ve devletlerini de Töre esasına göre kurduklarını söylüyor.

SORU: Eski Türkler’in şaman olduğuna dair iddi­alar vardır. Siz bunun doğru olmadığını söy­lüyorsunuz?

BAŞER:Türklerin şamanist olduğu iddia edilir, fakat şamanlık bir din değildir. Şamanlı­ğın ne olduğunu İbrahim Kafesoğlu “Eski Türk Dini” adlı çalışmasında anlattı. Orada göster­di ki şamanlık bir din değildir, bütün insan top­luluklarında tarih boyunca görülen bir takım batıl itikadlar toplamıdır. Yani Hıristiyan dün­yasında da, İslam dünyasında da, diğer dinlerin yaşandığı coğrafyalarda da şamanizme atfedi­len unsurlar mevcuttur. Bu cincilik, sihirbazlık, büyücülük karışımı bir şeydir. Eski Türk­ler arasında da, yeni Türkler arasında da bu unsurlar hep vardır. Şimdi nasıl cincilik var, medyumlar var! Şamana atfedilen fonksiyonlar bunlardan iba­rettir. Eski Türkler’in bir dini varsa bu di­nin adının şamanizm olması zaten müm­kün değildir. Çünkü şamanizm 19. asırda adı konulan bir şeydir. Daha ziyade Radlof’un Si­birya’da yaptığı araştırmalar sonucunda 19. asır bulgularının bütün tarihe teşmil edilmesi gibi bir hatanın sonucudur.

SORU: O halde eski Türkler’in dini neydi, veya sizin Kutadgu Bilig’de Kut ve Töre’den Sevgi Toplumuna isimli kitabınızda bahsettiğiniz Töre neydi?

BAŞER: Eski Türkler tabiî bir inanışa sahip­tiler. Şöyle dememiz daha doğru olur. Türklük dediği­miz kavram bu inanışın mensuplarının sıfatıdır. Bunun herhangi bir ırk adı olmadığı tarihi belgelerden görülür. Türklük bir ırk adı olarak kullanılmıyor. Töre’ye riayet eden insanların aldıkları bir sıfattır. Yani Kazak, Kırgız, Özbek, Tatar olabilir; fakat bunlar Töre’yi benimsedikleri takdir­de Türk adını alır. Yani eski Türk’ün dini nedir diye ara­yıp bunun adının ne olduğu sorulursa bu büyük ihtimal­le Töre’dir. Çünkü eski Türkler’de çok kuvvetli bir tek Tanrı inanışı var. Töre’yi benimseyen, ona inanan insana da “Türk” denmiştir. Yani, Türklük, bir dünya görüşüne mensubiyeti ifade ediyor.

SORU: Töre’nin özellikleri neydi, inanç sistemi olarak?

BAŞER: Benim yaptığım araştırmalara göre Tevhidci özelliği olan ve merkezinde tam manasıyla vahdaniyetçi bir Tanrı fikri bulunan bir din özelliği vardır… İnsanın en başlangıcındaki beşeri yapı­sından alıp, onu bilge yapmak noktasına kadar çıkarmak gayesindeki bir dindir.

SORU: Töre’nin ortaya koyduğu insan, nasıl bir insandır?

BAŞER: Töre, insanı ana hatlarıyla ikiye ayırır. Birin­ci kategoriyi, kendi koyduğu isimle söyleyecek olursak, “Yalngug” diye adlandırıyor. Yalın-gug (çıplak vahşi), yanılan insan demektir. Beşer, insan olmaya aday; ama henüz insan değil! manasında. Bir de; “Kişilik” diye bir derece koyuyor. “Kişi”yi de ikiye ayırıyor. Birisine Bey, diğerine de Bilge diyor. Yalnız, Bey’de aranan vasıflar göz önüne alındı­ğında, Bey’de de Bilgelik arandığı için, esas itibariyle ki­şi denilen kategorinin Bilgelik özelliklerini taşıyan insanlar olduğu görülüyor. Yalıngug derecesindeki insana mahsus bir akıl da var.. Buna “us” denir. Bugün de kullanılmak­ta olan us kelimesi yalınguga mahsus olan aklın adıdır. Us seviyesindeki akıl, gaflete düşebilen akıldır. Zaten gaflet kelimesi, us kökünden türemiştir. Usallık kelime­si, eski Türkçede gaflet demektir. Usayuk, gafil kimse­dir. Bunun üzerinde bir akıl derecesi daha var, ona da “ök” deniyor. Ök derecesindeki akıl, bilgeliğe muhsus akıldır. Öğüt dediğimiz, öğrenmek dediğimiz kelimeler “ök” kökünden gelen kelimelerdir ve bilgelere mahsus olan akıldan alırlar anlamlarını.

SORU: Töre ilk defa ne zaman ortaya çıkmış, Türk adını al­ması nasıl olmuştur?

BAŞER: Töre ile Türk kavramlarını birbirinden ayır­mak mümkün görünmüyor. Çünkü, Türk; Töre’ye uyanın sıfatıdır. Türk tarihinde bilebildiğimiz ilk vesika, Çin kaynaklarına yansıyan ilk vesika Mo-tun devrine aittir. M.Ö. 209’dan itibaren biliniyor. Mo-tun ya da Mao-tun diye bili­nen Mete Han dönemine ait bir cümle var: “Tanrı Kutu Tanhu…” Yani, Bildiğimiz ilk vesikada geçen üç kelime var. Bu aynı zamanda ilk üç Türkçe kelime… Birisi Tan­rı, birisi Kut’u, diğeri de Tanhudur.. Tanhu hakan demek­tir. Bu, Çince telaffuz içerisinde muhtemelen şekil de­ğiştirmiş bir kelimedir. Ama, Tanrı kelimesini biliyoruz. Kut kelimesini de biliyoruz. Nitekim Kutadgu Bilig’deki 3192. beyit “Tanrı kadirdir, adildir ve Töre’yi gerçekte veren odur” der. Töre’nin din manasına geldiğini söyle­memizin bir sebebi de budur. Yusuf Has Hacib’in 1069’da yazdığı bir eser. Devir İslâmîdir ancak Töre ve Kut kavramları orijinaldir.

SORU: Türkler’in İslamiyet’i kabulü bildiğimiz kadarıyla her­hangi bir baskı olmadan gerçekleşmiş. Türkler’in böy­le bir inanca sahip olmalarının tesiri var mıdır bunda.

BAŞER: Bence kesinlikle vardır. İnsanlar yeni kav­ranılan, yeni sistemleri, dinleri mevcut birikimleriyle kavrarlar. Bunun başka bir yolu da zaten yoktur. Türkle­r’in İslamiyet’e girdikleri tarihler göz önüne alınırsa, toplu­ca İslamiyet’i kabul ettiğimiz tarih yaklaşık 920 tarihine tekabül eder. Biz İslamiyet’e girdiğimiz zamanlarda İslamî anlayış Hind, İran, ve Yunan felsefeleriyle tanıştığı için bir hayli karışmıştı. İslam coğrafyasında hem siyasi, hem itikadi bakımdan ciddi bir karışıklık vardı. Türkler’in İslamiyet’e girdikleri tarih­lerde dikkat ederseniz, genellikle Türkler- dikkat ederse­niz genellikle ifadesi yüzde 90’ların üzerinde bir rakamı ifade ediyor- İmam Maturidî’nin koyduğu itikadî sistemi esas almışlardır. Onu benimseyerek girmişlerdir. İtikatta İmam Maturidî’yi, fıkıhta da İmam-ı Azam’ı benimse­mişler. Bu benimseyiş, İmam-ı Maturidî’nin seviyesi göz önüne alınırsa -ki çok yüksek bir seviyede kelam üs­tadıdır. kelamın büyük kurucularından biridir- bu se­viyede bir itikadı benimseyebilmek için Türkler’in, daha önce bu kavramları tanımış olmaları gerekir. Ayrıca İmam-ı Maturidî’nin Kitabü’t-Tevhid adlı eserinde dev­rin bütün dinî ve felsefî cereyanlarına teker teker cevap­lar verilmiş, tenkidler getirilmiş; hangisinin hak, hangisi­nin batıl olduğu izah edilmiştir. Bu eserde Töre aleyhine hiç bir kelime yoktur. Kaldı ki İmam-ı Maturidi henüz Töre’nin yaşamakta ve yaşayacak olduğu bir devirde ve coğrafyadadır.

(Bu arada İhlas Holding’in İmam-ı Maturidî Hazretleri’nin türbesini restore ettirdiğini öğrendik. Kendilerine bu vesileyle teşekkür etmeyi bir borç bilirim.)

SORU: Peki efendim, bugünkü Türk toplumlarında Tö­re’nin yeri nedir, nasıl anlaşılmaktadır?

BAŞER: Bu kadar kısa bir mülakatta Töre’yi hakkıyla anlatmak mümkün değildir elbette. Biz bu konuyu bildiğiniz gibi “Kut ve Töre’den Sevgi Toplumuna” isimli eserimizde izah etmiştik. Geniş bilgi arayan okuyucu o kitaptan bulabilir. Töre’nin bir yönü de devletsiz yürürlüğe girmemesidir. O bakımdan Türkler Törelerini yaşayabilmek uğruna devlete kutsiyet izafe etmişlerdir. Türk devletindeki kutsallık fikri Devlet’in Töre’yi yaşanabilir kılma­sından ileri gelir. Dolayısıyla Türk devletleri Töre’nin prensip­leri doğrultusunda kurulmuş devletlerdir. İslam’dan öncekiler olduğu gibi İslam’dan sonraki bütün Türk devletleri Töre esas­lı devletlerdir. Osmanlı Devleti dahi bir Töre devletidir. Bu sadece Cumhuriyet için belki söylenemeyebilir. Bugün 75 yıl geçtiği halde Türkiye’de bir kimlik krizi yaşanması, hangi tip insa­nın istendiğinin bir türlü kararlaştırılamaması gibi problemle­rin sebebi de odur. Töre’mizin ne olduğunu bilememenin san­cılarını yaşayan bir toplumuz. Bugün Töre tamamen dışlanmış durumda maalesef. Töre denince kız ka­çırma, kan davası, lohusa adet­leri filan anlaşılıyor.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s