Türk Müslümanlığı Nedir, Ne Değildir? – 2

Ortadoğu Gazetesi, 15.9.1998

Ramazan Bakkal Sait Başer’le Ropörtaj 2

16. asra kadar tekke, med­rese, ilmiye, seyfiye, mül­kiye, dervişan arasında birbirlerini din dışına çıkmakla suçlama yoktu.

Şah İsmail’in İran’da iktida­ra gelişine kadar Osmanlı-İran coğrafyaları arasında bir iman farkı yoktu.

Aynı kaynaktan besleniyor­lardı.

Kaynak Erdebil tekkesiydi.

Erdebil’in bütün masrafları Osmanlı Sarayı’ndan gidiyor­du.. Adı da ‘ÇERAĞ AKÇESİ’ydi. Bu tekke iman ocağı idi. Hiç sönmemesi ge­rekiyordu.

Erdebil’in Anadolu’da şube­leri vardı. Biri Antalya’daki Şahkulu dergahıdır. II. Bayezid 1511 ‘de bu dergaha çerağ ak­çesi olarak 100 bin düka altını gönderdi. Bu dergahta cihat ve gaza ruhu sürekli canlı tutu­luyordu. Hem manevi irşat merkezi hem gizli servis mer­kezi gibi çalışıyordu.

İlimler ikiye ayrılmazdı. Varlığın Birliği anlayışı ile zatı ve sıfatları ayıran anlayı­şın ilimlere bakışı çok önem­li… Birlik fikri taşıyanlara göre ilimler pozitif ilim ve din ilimleri diye ikiye ayrılmıyordu.

Alimlerimiz her ikisini bir­den öğreniyordu.

İbni Sina hem Tevhid fikrini işliyor, hem tıp kitabı yazıyor…

Eş’arî anlayışta ise ilim, din ilmidir. Geri kalan ALET İLMİdir. Aslolan ahireti kazanmaktır diyor, Eş’arî düşünüş biçimi!

Arap Müslümanlığı’nın mer­kezi Eş’arî anlayıştır… Kesin.

İlimlere böyle bakınca felse­feyi de tekfir ettiler(Küfür say­dılar).

İmam Gazalî büyük bir Eş’arî alimidir.

Gazalî Tehafütü’l-Felasife adlı eseriyle Farabî ve İbn-i Si­na’nın şahıslarında felsefeyi küfür saydı..

Eş’arî’liğin en tutarlı ve sert tenkidini gene bir Eş’arî olan filozof İbn Rüşd yapmıştır..

İbn Rüşd Eş’arî Malikî idi ve aynı zamanda Endülüs’te Kurtuba kadısıydı.

Eserlerinde Eş’arîliğin İs­lam’ın özüne ve hayata aykırı düştüğünü göstermiştir. Faslü’l-Makal ve Tehafütü’t-Tehafüt ad­lı eserlerinde, Eş’arîliğe ve Gazalî’ye esaslı cevaplar vermiş, Eş’arî kaderciliğine ciddi itiraz­larda bulunmuştur.

Şeyh’likten sonra bir de Şah’lığını ilan edince Osmanlı’nın Türkmen tebaası Şah İsmail’e dönüverdi…

Anadolu’daki halen devameden: “Gel gidelim şaha gönül” nakaratlı türküler bu dönemin bakıyyesidir.

Yavuz Selim, Şah İsmail’e karşı askeri tedbirler aldı. 1514 de Çaldıran’da savaşı da kazandı. Ama yetmiyordu. Şah kaçmıştı, ele geçirilemiyordu ve Şeyh sıfatını mağlup etmek askerî yöntemle imkansızdı…

Daha kuvvetli bir desteğe ihtiyaç var.. Doğru Mısır’a gitti. Memluklu Tomanbay’ı 1517 de yenip, Hilafeti aldı ve İsmail’e karşı manevi bir otorite kurdu. Fakat Mısır Eş’arî idi. Eş’arî ulema ve Mısır eşrafını gemilere doldurup İstanbul’a getirdiler.

Eş’arî alimler Şia’yı din dışı ilan ettiler.

Ehli Sünnet v’el Cemaat tabiri de Osmanlı’nın resmî ideolojisi haline geldi.

En Büyük Alevi Kimdir?

…4 Hak Mezhep sözüne Türkler’den başka inanan kimse yoktur. İslam Birliği adına Eş’arî anlayışa bağlı olan diğer üç fıkhi mezhebi (Hanbelî, Şafiî, Malikî) Ehl-i Sünnet tarifinin içine aldılar.

İmam-ı Azam Ebu Hanife kuvvetli bir Hz.Ali muhibbiydi… En büyük Alevî kimdir diye sorsalar ben İmam-ı Azam’dır derim!

Çünkü İmam-ı Azam hem Emevi, hem de Abbasi yönetimi tarafından Hz. Ali ve Ehl-i Beyt taraftarı olduğu için sürekli gözaltında tutulmuş, zaman zaman ağır cezalara uğratılmıştır…

İmam Mâturidî de İma Azam’ın talebeleri eliyle yetiştirilmiştir.

16.asırdaki zihniyet değişikliği, yani Arap Müslümanlığı’nın, Eş’arî’liğin medreselere hakim olması ile müsbet ilim kapı dışarı edildi.

Fen ilimleri alet ilmi diye küçümsendi.

Doktorlar Ermeni ve Rumlar’dan çıkmaya başladı…

Mucitler tahkir edildi..

Hezarfen Ahmet Çelebi’nin başına geleni biliyorsunuz..

(Galata kulesinden atlayıp Üsküdar Doğancılar mevkiine indi diye kafirlikle suçlanıp Ku­zey Afrika’ya sürüldü…)

Rasathane topa tutuldu, imha edildi…

Fatih zamanında en büyük matematik ve astronomi alimi olan Ali Kuşçu, konağına -eta­bına- 50 bin altın (adımına bir altın) verilerek Semerkant’tan İstanbul’a getirildi. Matematik, astronomi öğretsin diye. İstanbul rasathanesini Ali Kuşçu’nun talebelerinden Takiyyüddin kurdu.

Aradan 150 sene geçti, aynı rasathane, bunlar Allah’ın işine karışıyor gerekçesiyle 1592 başlarında topa tutuldu. İmha edildi. (Süheyl Ünver: İstanbul Rasathanesi.)

Bu Eş’arî zihniyetteki med­resenin telkiniyle cahil Yeni­çeri devletin başına bela ol­du.

Her türlü modernliğe, yeni­leşmeye karşı çıkar oldu.

Yeniçeri ocağı, aslında Mâturidî anlayışa bağlı Bektaşi olduğu halde, başlangıçtan beri Seyfiye’nin (askeriye) İlmiye’ye gösterdiği saygı gele­neği sebebiyle hiçbir olum­suzluk çıkmazken, Eş’arî ilmiye’nin tesiriyle her yeniliğe başkaldırır oldu.

Osmanlı yönetimi gerilemeyi fark ettikten sonra defalarca ıs­lahat yapmaya çalıştı. Islahat hareketleri sırasında, ecdadın başarısı dindarlıktan ileri geli­yor düşüncesiyle dine daha sıkı sarılmak gerektiği nokta­sından hareket ettiler..

Bu din, Eş’arî anlayışta bir dindi..

Osmanlı bir kısır döngüye düştü. Son çare dini devreden çıkaran Tanzimat oldu..

Modernleşme tarihimiz adeta dinle mücadele tarihine dönüştü.

16. asırda bu tarafı ihmal edilen Mâturidî’lik ve ona bağlı ilimci, medeniyetçi gelenek fark edilmemesi sebebiyle yö­netim milletin kültürel kodları­na ters düştü. Oysa Mâturidîlik’te akıl ve irade hürriyeti esastır.

Çünkü millet hâlâ İmam Mâturidî’ye bağlıdır. (Tükiye’de Aleviler, Bektaşiler de Sünniler de Mâturidî’ye bağlıdır)

Dine karşı gelmek yerine, dini ıslah etmek, dinle müca­dele etmek yerine Eş’arîleşme süreci iyi analiz edilip ayıklansaydı devlet millet ayrılığına düşülmezdi.

★★★

Bunu şundan dolayı söylü­yorum.. Devletin üst yapısı he­nüz Mâturidî anlayıştan uzaklaşmamışken biz Avrupa’da Protestanlığın doğmasını sağ­ladık.. Avrupa’da Protestanlığın modeli Mâturidîlik idi. Osmanlı idi. Bugünkü Avrupa’nın dayan­dığı felsefî arka plan Protestan­lık’tan kaynaklanmaktadır.

Max Weber bunu gösterdi.

Batıda büyük felsefeciler, pek çok büyük besteci, mucit Protes­tan’dır.

Protestanlık’tan sonra Avrupa büyük ilmî hamlesini yapmıştır. Batı’da Protestan ülkeler lider ül­kelerdir. Almanya, İngiltere, Amerika gibi…

Ortodoks ve Katolik olanlar yerinde sayıyor… Protestanlar sa­yesinde ayaktalar.. Rusya, Bul­garistan, Yunanistan Orto­doks. Latin Amerika Katolik..

Protestanlar aklı ve ilmi ön planda tuttukları için bu hamleyi yapmışlardır…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s