Türk İllerinde Türk Hasreti

Sait Başer, “Kubbealtı’ndan Türkistan’a (Türk İllerinde Türk Hasreti)”, Kubbealtı Akademi Mecmuası, Sayı:4, İstanbul, 1990, s.68-70.

 

Geçen Yirmisekiz Ağustos-Altı Eylül (1990) târihleri arasında, on gün süren bir Özbekistan-Azerbaycan seyâhatine katıldık. Türk Dünyâsı Araştırmaları Vakfı’nın Prof. Dr. Turan Yazgan başkanlığında tertiplediği bu gezi, katılan yüzaltmış birbirinden değerli ve güzel insan üzerinde önceden hesaplanamayan izler bıraktı. Sevgili ve bilgili rehberimiz Halil Açıkgöz ‘ün üstün gayretleri ve tükenmez millî heyecânından doğan hizmetleri arasında geçen ecdad topraklarındaki bu on gün zarfında, gâhi yüksek voltajlı sevinçler, gâhi kahreden hüzünlerde içimiz içimize sığmadı, dolduk dolduk boşaldık. Semerkant, ,Buhara ve Bakü, cedlerimizin bürün varlıklarını sebil sebil akıttıkları birer Müslüman-Türk şehri olarak târîhi ve mânevî havalarıyla bizleri öylesine içlerine alıverdiler, hasretle yavuklusuna koyun açan âşıklar gibi bütün güzelliklerini ayaklarımızın dibine serdiler ki, sevgili yol arkadaşım Yağmur Tunalı’yla bir sohbette söyleştiğimiz gibi anlatmakla anlaşılmaz ve hakîkaten görenlerle görmeyenler bir olamaz. * * * Çocukluğumuzdan beri târihe dayalı bilgiler çerçevesinde, hemen her medeniyet hamlemizin arkasında fonu teşkil eden, efsânelere karışmış bir Semerkant bize hayaller, rüyâlar ülkesi gibi gelirdi. İmam Mâtufidî’den beri Türk’e İslam mayasının çalındığı bu ata şehrinin hâlâ Türk-İslam hüviyetiyle kalabileceği doğrusu aklımıza gelmezdi. Halbuki gözlerimizin önüne serilen bu mübârek ve mahzun belde âdetâ: “Ben Bursaların, Konyaların, Üsküplerin, Kerküklerin, Erzurumların atasıyım. Onca senelik îmansızlar talanına rağmen bir hârabemle bile geçmişimdeki muhteşem medeniyete şâhitlik edebilirim. En zengin fikir ve îman devirlerinin beşiği olduğunu gösterebiliri” der gibiydi. Nitekim sanat târihinde Türk sanatını yok farzeden Batılıların literatürlere almadığı her biri bir şah eser olan Timur’un Cuma Mescidi, Hoca Ahrar Külliyesi, Hz. Hızır Camii, Uluğ Bey Rasathânesi, Bibi Hatun Külliyesi… gibi âbidelerin her biri, eğer biz azcık sanattan anlıyorsak cihan değer millî hazinelerdi. Sonra Buhara’ya geçtik. Semerkant Buhara arasındaki engin bozkırda kolhozlaştırılmış Türkmen köylerinde yalınayak dolaşan Türkmen kızları ve çocukları gözlerimizin önünden acı sahneler şeklinde akıp gitti. Zerefşan ovasında hasbelkader karşımıza çıkıveren ayakta kalmayı becerebilmiş bir kervansaray taç kapısı, bu yoksulluk karşısında zengin ve sırlı devirlerinin destânını dinleyecek hikmet ehli gönüller arar gibiydi. Semerkant’taki taş ve çini saltanatına nazîre yaparcasına Buhara’da ahşap malzemeyle yaratılmış, asırların ötesinden mesajlar getiren âbideler karşısında sarhoş olmamak kabil miydi? Buhara’nın aynalı (simetrik) Çifte Medresesi, Âli Mescidi, zümrüt mavi kubbeleri… Hele hele Semerkant’taki Emir Buhârî Külliyesi’nin can yoldaşı gibi Buhara’nın mânevî sâhibi Şâh-ı Nakşıbend Hz. nin türbesi, dergâhı… Bir yaralı yürek gibi, kendi yurdunda esir düşmüşlüğün ıztırâbına rağmen, varlık zamanlarının el açıklığını bağrından fışkıran asmaların iri salkımlarıyla, ziyaretçilerine gönlünü verircesine uzatarak devam ettiren Hz.Nakşıbend’in dergâhı, etrâfındaki günlük hayâtın çelimsiz Özbekler’i ile her bakımdan kavrukluğun tezatları içinde görünüyorlardı. Özbekler Türk’tü, Özbekler Müslümandı. Amma Özbekler Türkistan’ın orta yerinde yirmi küsur milyon nüfuslu dev bir kütle olduğu için bütün Türkistan’ın kıyâmında çekinen düşman onlar öyle yüklenmiş, öyle uyuşturmuş, öyle ezmiş, öyle sömürmüş ve en fenâsı öyle bir câhil bırakmıştı ki!.. Aynı zamanda Özbekler fukarâ, Özbekler yaşama şevklerini yitirmiş, Özbekler duygularını kaybetmek üzere idiler. Ama düşman ne tür fitne çıkarırsa çıkarsın, kendisini uyaracak şuurdaki Ahıska (Mesket) Türkleri ile arasına ne kadar ihânet tohumları ekerse eksin, Özbek Türkleri bir yandan da uyanıyor, bu oyunları temelinden söküp atacak bir “BİRLİK” hareketine yöneliyorlardı. Biz oradaki Birlik liderlerinden bu cephenin daha şimdiden bir milyon üyesi olduğunu öğrendik. Mevcut Özbek Komünist yönetiminin mensupları bu uyanıştan çok korkuyorlardı. Kendilerinin itaatini sağlamak için önlerine rejimin koyduğu imkânları elden kaçırma korkusuyla milletlerine ihânetlerini sürdüren bu kadrolara rağmen, çevrilen dolaplardan şuurlu Birlik lider kadrosunun haberli olduğunu görmenin iç huzûruyla Bakü’ye uçtuk. Bakü’de havaalanından îtibâren coşkun Azerbaycan Türkleri ile sarıldık. Bir çoğumuz Semerkant ve Buhara’nın aksine, insanların sınırsız sevgisine karşılık verebilme uğruna şehri gezme fırsatı bile bulamadık. Öylesine canlı, istekli, şuurlu idiler ki!.. Büyük bir millet olduğunu iliklerine kadar hisseden böyle bir insan topluluğuna yeryüzünün başka bölgelerinde rastlanır mı bilmem…. Keşke buralardaki millet olma şuurundaki diriliğin onda biri bizim yurdumuzda da bulunsaydı diye hayıflandığımızı îtiraf etmek mecbûriyetindeyiz. Keşke olsaydı… Herhalde Türkiye şimdi bulunduğu yerin çok ilerilerinde bir seviyeye kavuşur, dosta düşmama karşı başımız yerde olmazdık. “Şimdiye kadar nerelerdeydiniz?” zehir gibi sistemlerine de alnımız ak cevap verdik. Bakü çevresindeki bir gecekonduya, ısrarlı, gönülden dâvetleri yüzgeri etmemek için gittiğimiz vakit, daha kapıda şerefimize (tabiatıyla şahsımızda Türkiye ve Türklük şerefine) kesilen kurbanlar, asla ücret kabul ettiremediğimiz taksi şoförleri, sokakta “Merhaba” dediğimiz her insanda hemen hemen üniversite mensuplarında yâhut muhâlif liderlerde gördüğümüz millî şuura denk bilgi ve heyecan… Yurdumuzda Türklüğün ayıp, hattâ suç telakkî edildiği dönemleri ve toplulukları yaşayıp gören bizlerde nasıl sarhoş edici bir saadet-ıztırap karışımı uyandırmıştır anlatılamaz!..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s