Medya ve Kutadgu Bilig’de Töre

Sait Başer, “Medya ve Kutadgu Bilig’de Töre”, Halk Kültürlerinin Medya Açısından Değerlendirilmesi Uluslar arası Sempozyumu, MOTİFSakarya Üniversitesi, Sakarya. 12-14 Aralık 2002.

 

Benim tebliğ konum Medya Ve Kutadgu Bilig’de Töre başlığını taşımaktadır. Medyada Töre dendiğinde karşımıza çıkan belli başlı konular: Başlık parası, kan davası, kız kaçırma, silah sevgisi, kabadayılık, Cumhurbaşkanı adayı dövme, çok eşlilikten kaynaklanan problemler… gibi başlıklar taşıyor. Ve yayınlar aleyhte cereyan etmektedir.

Pekiyi Töre gerçekten takdim edildiği gibi cehalet ve taassub mahsulü yanlış görenekler midir? Toplumda asırlık eğitim- öğretim ihmallerinden dolayı hayat alanı bulabilen gayr-ı ilmî ve gayr-ı medenî her türlü davranışa Töre demek doğru mudur? Töre nedir?

Bu sualin en doğru cevabı doğrudan doğruya Töreyi anlatmak üzere yazılmış bulunan Kutadgu Bilig’de saklıdır. Kutadgu Bilig 1069 da Karahanlılar devrinde Balasagunlu Yusuf Has Hacib tarafından Kut elde etmeyi, Kutlanma bilgisine ulaşmayı anlatan bir eserdir. Anahtar kavram “Kut” tur. Y.H. Hacib’e göre bütün varlık alemine şamil olan tanrısal tecellî, her insanda hayatın aslî cevheri olarak mevcuttur. Bu cevher, bu insandaki Tanrısal öz, benlik kirlerinden arındıkça ortaya çıkmakta, yani insan kutlanmakta, manevî temizlenmenin oranına bağlı olarak da güçlenmekte ve saflaşmaktadır. Temizlenmenin, Kutlanmanın kuralları ise Töre hükümlerini meydana getirmektedir(bkz. Sait Başer, Kutadgu Bilig’de Kut ve Töre’den Sevgi Toplumuna, s.53-56 ve ilgili bölümler, İst. 1995.)

Türkçenin bilinen en eski iki kelimesi Tanrı ve Kut kelimeleridir. Kut’un Tanrısal bir değer olduğunu Asya Hunları’ndan beri bilmekteyiz. Kut’un olduğu her yerde Töre de vardır. Çünkü Kut, Töre’ye uymak suretiyle ortaya çıkar.

Henüz kendindeki Tanrısal özü harekete geçirmemiş, benliğinden gayrı değer tanımayan gafil kimseye “yalınguk” denmektedir. Yalıngukun aklı, gaflet ve günaha sevk eden Us’tur. Heva ve nefsiyle meşgul olduğu için gönlü ölüdür. Töre nezdinde beşeriyeti oluşturan kalabalık kitle uyandırılması ve yetiştirilmesi gereken muhtaç ve zavallı bir kitledir. Töre’nin istediği gerçek insan “Kişi” adıyla anılmakta ve kişinin hikmete yani bilgeliğe ulaşmış gerçek insan olduğu vurgulanmaktadır. Çıplak, gafil ve vahşi yalınguk, inatçı, gözü doymayan, kindar, öfkesine mağlub, maddî menfaatlarından gayrı değer tanımayan, yalancı, ahdini tutmayan bir tiptir. Töre’ye göre bu tip, dünyada gerçek saadeti tadamayacağı gibi ahiretini de kaybetmektedir. Oysa Kişi diye nitelendirilen, Töre’ye gerçekten uyan kimse aklî seviye bakımından bütüncü kavrayışa ulaşmış Ök (veya “ög”) adındaki akla sahiptir. Bugün öğüt, öğrenmek, öğünmek gibi aynı kökten türeyen kavramlarda devam eden bir kavramdır. Yalınguk’un nefis ve hevasına mukabil (ki nefis ve hevayı çiğ gönül diye adlandırmaktadırlar.) Kişi’nin gönlü pişmiştir. Gönlü pişmiş Kişi Töre’nin aradığı kimsedir. Kişi gönlü, dibi olmayan bir deniz benzetmesiyle anlatılır.Sonsuzluğu yalnız Tanrı’ya atfeden Töre’nin gönül kavramına da sonsuzluk atfı bu iki değer arasındaki örtüşmeye işaret etmektedir. Kutadgu Bilig’de Odgurmış (irfan) diyor ki “gönlümü doğruca Tanrı’ya uladım” ( 4805, 4808. beytler) Çünkü onun mantığına göre gönül sadece Tanrı’ya aittir

“ Törütgenni bulsa törümiş sening
Yaratgannı bulsa yaratmış sening”
(4743. beyt)

Ancak insanın gönlü sadece akıl ile değerlendirilebilir. Aksi halde gönül işe yaramaz:

Köngül bolmasa er közi asgı yok
Ögi bulmasa er kongül osgı yok
(1991. beyt)

Dolayısıyla “ İnsan gönlü dibi olmayan bir deniz gibidir. Bilgi onun dibindeki inciye benzer. Çıkarmadıkça işe yaramaz” (211-212. beyt) ifadeleri de teyid etmektedir ki Ök seviyesindeki akıl, Töre’nin insanları ulaştırmaya, yükseltmeye çalıştığı bir akıldır. Çok zengin akıl tarifleri içinden birkaç cümle nakledelim. Aklın hareketi doğru, itibarı büyüktür. Şekli güzel ve daima dinçtir. Güzelliklere geçit veren akıldır. Yumuşak, barışık, sakin, şefkat dolu bir gönüldür. Sıcak ve sevimlidir. Bulanık işleri düzeltir. Köre göz, vücuda can, dilsize sözdür. Makul ve hilesizdir. Küçüklüğü sevimli, ihtiyarlığı sakin, alçak gönüllü, zarif ve sükunet ehlidir. Buna mukabil akılsız kimseler at sürüleri gibidirler. Akılsız kişiler ölüdürler. Ancak akıl sahipleri diri sayılabilir. Öfke ve hiddetle akıl bir arada bulunmaz.asalet akılla mütenasiptir…(bkz. Başer, akıl ile ilgili bölüm.)

Kutadgu Bilig’ den zarif ve medeni insan özellikleriyle akıl arasındaki ilişkiye dair saatlerce konuşulacak malzeme çıkarmak mümkündür ve bunların her biri bir Töre hükmüdür. Töre’nin maksadı Bilge (hakîm) kişiye ulaşmak ve bu tipi bütün dünyada yaygınlaştırmaktır. Yani Töre insanlığı yüceltmek maksadındaki bir sistemdir. İnanış odur ki, orijinal beytiyle söyleyecek olursak;

“ Ogan ol köni çın Törü birgüçi
Törümüş kamug halkka yetrü küçi ”

Yani: “ O kadir-i mutlak ve adil olan Tanrı Töre’nin gerçek vericisidir ve varlık aleminin tamamına O’nun gücü yetmektedir. ”

Büyük bir haksızlıkla Türklüğe Oryantalist yaklaşımlara paralel olarak yakıştırılan Şamanlık iddialarına mukabil Töre’yi tanrısal nizam bilen bir toplumdur Türk toplumu. Sosyal teşkilatlanmasını, kurumlarını, devlet geleneğini, hasılı bütün hayatını ona göre tanzim etmiştir. Bu onbeş dakikalık tebliğin içinde Töre’yi bütünüyle nlatmak mümkün değildir! Bizim buradaki maksadımız medyanın telkin ettiği Töre kavramıyla Töre’nin kendi gerçekliği arasındaki farkı göstermektir. Arzu edenler Töre’ye dair daha geniş bilgi için yukarıda atıf yapılan çalışmamıza bakabilirler.

Şu kısacık ifadelerin bu farkı gösterdiği düşüncesiyle medyadaki aleyhte yayınları kısa bir analize tabi tutmadan kendimi alamayacağım.

Medyanın Töre’ye atfedilen aleyhteki yayınlarına bakarak onu cehaletle suçlamak kolay bir çözüm olacak. Medyanın konuya dair cehaleti bir vakıadır. Ancak bu yayınların maksadını çok aşan sonuçları da vardır. Geçmişteki bütün hayatını tanzim eden bir sisteme bu kadar cepheden ve hakaretle yaklaşmak toplumda kendi kimliği,kültürü ve tarihi hakkında toptan bir ürküntü yaratmakta, kendine olan güvenini ortadan kaldırmaktadır. Kadını ve güçsüzleri hiçe sayan, kaba ve hoyrat bir töreye mensup olmaktansa, her türlü yabancı göreneği kabule hazır bir kitle psikolojisi hazırlamaktır.

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s