Huzur’da Olduğunu Unutmaktan Kork!

Bir can dosta affedilmez hatalarımızı anlatırız ve onun sıcak omuzdaşlığında pişmanlıklarımızdan utanmak yerine huzur ve sükûn buluruz da, Hakk’ın huzurunda işlediğimiz yanlışları, O’na döndüğümüzde arınamamışlık duygularıyla azap konusu yaparız. Uzak durmayı seçeriz çokça defa.

Desek ki: “İşte hep seninleyken, gaflet veya mağlubiyetle o halleri yaşadım. Cürmümle huzurundayım. Ve sen hep dostumsun. Nimetlerin içinden, o imkanla yine dizinin dibindeyim. Günahsız gelme iddiamı da bıraktım. Elim elinde gönlüm Zatında… Varlığında varım, varlığınla varım… Eksiğim hiç bitmeyecek. Bunu başarmak iddiasından da vaz geçtim. Sen benden hep razı olageldin. Ben de hatalarımın sana dönmemi engellemesine izin vermek yerine işte onlarla eşiğindeyim, dostluğundayım…”

Ne saadet! Ne zevk!!!
Hatalarımızı putlaştırıp, “güya günah hissi”yle Hakk’a yabancılaşmamızda bir şeytani oyun var dostlar…
O naneleri yerken sanki bilinmiyorduk da el açınca mı ifşa olacağız!
Korkulacak şey huzurda olduğunu unutmak; yahud o, “dostlarımızın dostluğundaki maden”e de yabancı kalıp, o “Asıl Dost”tan mahrumiyete razı oluşun muhabbet sınırlamaları değil mi?!..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s