Damlalar – 40

Merasim tezahür, tezahür çoklaşmak, kesret; kesret ise gösteri yani sen, ben… demek olduğundan aşkın sıcaklığını tavsatıyor. Gönülde ve halvetteki keyfiyetin derûnîliği sathîleşiyor ne yazık ki… Eşyanın tabiatı bu… Zuhur sonrasında ise çokluk erbabının paylaşma kavgası… … En iyisi, gönüldeki sırra sahib olmak; ama nerede o babayiğit! Hz. Ali’nin dayanamadığına kim nasıl dayanacak!…
Tabiatıyle muhabbetin zuhûrundan sarf-ı nazar da mümkün değil! Ben’ler sen’ler doğmadan, çoğun da Bir’e râcî olduğu nasıl anlaşılacak… Elhâsıl hikâye devam ediyor dostlar!
Aldım hayâl-i perçemin ey mâh dîdeme 
Görürse gece hâb yüzünü vâh dîdeme 
Ben mâcerâmı kendim anar kendim ağlarım 
Gâh âsiyâb-ı âbe bakar gâh dîdeme
Ney dinletisi: Ali Sarıgül

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s