Ölümden Hayat Çıkarmak…

 Sait Başer, “Ölümden Hayat Çıkarmak…”, Damlalar, Ramazan Dergisi 29, Tercüman, İstanbul, 12.05.1988

Çok sevdiğiniz can cana yaşadığınız bir insan, bir vücut düşünün. Öldü!. demişler. Sarıp sarmalayıp, duâ, niyâz toprağın bağrına bırakıvermişler! Ne kadar garip, üstüne örtülen toprak yığınının altında o da toprakla toprak, otla ot, çakılla taşla, çakıl taş… Ne en küçük bir kıpırtı, ne ses, ne feryâd. Beride siz sonsuz bir çaresizlik, yalnızlık ve meçhullerle dolu bir meydanda uğunup kalmışsınız.

Ölüm, beşeriyetin ezelî trajedisinde içinden çıkılmayan, izah edilemeyen ölümsüz bir mefhum.

“Nasihat istersen sana ölüm yeter, ya Ömer!” peygamber sözündeki ölüm hadisesi, Hz Ömer gibi “Benden sonra peygamber gelseydi bu Ömer olurdu” müjdesinin muhatabı bir büyük idrâke bile ömür boyu yetecek muhtevada sarsıcı hakikatler taşıyor.

Masallarımız ölümlerden ölüm, beğenmekten söz açarlar. Demek ki tek çeşit ölüm yok…

“Ölmeden evvel ölünüz” hadisini ilk duyduğum vakit hayli teessüre kapıldığımı hatırlarım. Buradaki ölümün nefisten ölmek mânâsına geldiğini Hayri Bilecik Hoca’mızın özlü tefekküründen öğrenmiştik. Fakat öğrenmeden öğrenmeye ne çok fark var. Nefis nasıl ölebilirdi ki? O bizdik!..

Eskiler Hakk’ın üflediği rûhu olgunlaştıramamışlara “Ham ervah” derlermiş. Ham ervah, yani gönlün henüz çiğ olduğu hal. Ve bu pişermiş. Olgunlaşmak yerine kullanıyorlar, bu tâbiri: Gurur’un vekar’a, meskenet’in tevekkül ve teslimiyet’e, kıskançlığın Hak gayretine, müsrifliğin cömertliğe, hasisliğin tasarrufa… inkılâb etmesi, dönüşmesi yerine.

Türkçe’de pişmiş gönül diye bir tâbir var. Kemal mertebesine gelen, Hak’la ünsiyet kurmuş, yani gerçek insan olmuş, bilge kişilerde bulunan bir gönül bu. Bu gönüle Hakk ‘a söyleyebileceğiniz her şeyi söyleyebilirsiniz. Zira Hakk’ın karargâhıdır orası. Gerçek mânâda hamd eden dillerin ilhamı o gönülden geliyor olmalı ki can Yunus’ umuz:

Miskin Yunus çiğ idik
Piştik Elhamdülillah

zevkini söylerken, sultan M evlâna bir başka türlü beklemiş, sevmiş. Gönüllere ilâhî bir emânet verir gibi, ölümün pişerek dosta yükselme olduğunu müjdeler gibi.

Hamdık Piştik Yandık

Meğer ölmeden evvel ham nefsi pişirip, dost sevdasıyla yanmakmış. Bizim ölüm sandığımız ise gerdek gecesi…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s