Vicdan ve İlim

Damlalar, Ramazan Dergisi 9, Tercüman, 23.04.1988

“Bizim medeniyetimiz” sözü, “bizim medeniyetimiz”in özü, nice bin aşağılık duygularıyla kıvranan son devir okumuşlarımıza ne derece yabancı kaldı.

Derin hasret duygularıyla kıvranan, yabancı, hattâ düşman ölçülerine teslimiyetin getirdiği şaşkınlıklar insanımızı ne kadar ters yüz etti, ne kadar huzursuz!..

İman dünyamızdaki sahipsizlik ve dağılmanın getirdiği umumi çözülmeler hayatımızın her bir noktasına nasıl da bulaştı?.. Nasıl da onca baha biçilmez hazinelerimize sırt dönmekte tereddüt göstermedik? Vicdan dünyamıza, gönül zevklerimize nasıl da öylesine ırak kaldık?

Oysa insanın kendi özünde Allah’ın sesini duyması vicdanla mümkündür. İçinde Allah’ı bulma hâlidir vicdan.

Ve insan ister devlet adamı olsun, ister hâkim, ister san’atkâr olsun, ister mütefekkir, işadamı, esnaf… İlâhî varlığın, özündeki mevcudiyetini unutmadıkça insandır.

Ve “bizim medeniyetimiz” her yönüyle böyle insanların kurup yaşattıkları bir medeniyettir. Eserini Allah’a beğendirmek için, vicdan huzurunu bulmak gayesiyle ortaya koyanların medeniyetidir.

Evliyalar medeniyetidir.

Tabiatın kanunlarını Allah’ın kudreti dışında sanmak ne gaflettir? Tevhîd’i taşa, toprağa, demire, tahtaya işleyen; musikisine, hattına söyletenlerin torunlarına günümüz ilmini gayr-ı ilâhî saymak yakışır mı?

“Hikmet müminin kaybolmuş malıdır, nerde bulsa almalıdır”, “İlim öğrenen fanî bakîdir”, “İlim tahsil ediniz, çünkü maarif bizim düşmanlarımıza karşı silâhımızdır”, “Âlimin mürekkebi şehidin kanından faziletlidir”, “Âlimlerle sohbet, ibâdet yerine geçer”, Âlimin ölümü âlemin ölümü gibidir”… ve daha nice Peygamber buyruğunu taçlandıran, mevcut ilimlerin Allah’ın izni dışında olmadığına işaret ederek “İnsanlar O’nun ilminden ancak O’nun izin verdiği kadarını bilebilirler” ve ‘Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” kelâm-ı ilâhileri de mi bizi harekete geçirmeye yetmiyor?

İmanına güvenen, ilimden korkar mı?..

Batı karşısında boynu bükük ve kompleksler içinde kıvrananlara değil sözümüz. Mağlûp aydınlara değil!.. Sözümüz bunca ıztırabı canında duyanlaradır. Silkinmek için gaipten ses beklemeye ne hacet var?

vicdan ve ilim

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s