Anlamak,Öğrenmek,Bilmek…

Sait Başer, “Anlamak,Öğrenmek,Bilmek…”, Damlalar, Ramazan Dergisi 8, Tercüman, İstanbul, 22.04.1988

İslâm tasavvufu “İnsan sonradan bir şey öğrenmez. Ancak ezel bilgilerini hatırlar” der. Bu deyiş “Ve nefahtu fîhi min rûhi” kelâmından mülhem. Ruh, Hakk’ın nefhettiği insanlık cevheri. Hakk’ta iken Hakk’ın ilmiyle meşbû idi. Sonra terbiye olmayı benimsedi. “Sen benim Rabbimsin… Belî” dedi ya…

İşte büyük mâcerâ oradan başladı. İnsanlık durağına adım attı… Özünde kuvve hâlinde mevcut ilmi, bilgiyi nerde görse tamdı… Ezelî istidadına tatbik sahaları buldu.

İlim tahsili Sevgili Resul’ce teşvik üstüne teşvik gördü. Rûhun, kendi hakikatini idrâkin güzelliğini tatmasına bir ulu yol açıldı.

Türkçe’miz, ah güzel Türkçe’miz!

Bilmek diyarının önünde anlamak, öğrenmek duraklarını koymuş ya! Anlamak, an(mak)tan… Yâni yâd etmek, hatırlamaktan… Öğrenmek, Ög-den yâni ana’dan! Hâlâ anasıza öksüz deriz ya… Öğ hikmete ulaşmış akıl demek, Us gibi gafletle meşgul akıl değil.

Hatırlayıp (anlayıp) hikmete yol bulan (öğrenen) insan bilmek durağına varmış. Bilmek…

Bilmek… Hâlâ yardımcı fiillerimizde amel ve ilim mânâlarını birlikte anlatır!.. Yapabilmek, okuyabilmek gibi.

Hacı Bayram Sultan’ın nasıl eli öpülmez?
Bilmek istersen seni,
Can içre ara cânı
Geç canından bul anı,
Sen seni bil sen seni…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s