Şehâdet..

Sait Başer, “Şehâdet..”, Damlalar, Ramazan Dergisi 6, Tercüman, İstanbul, 20.04.1988

Şehâdet, hem îmânımızın, hem de Örfümüzün pırlanta bir temel mefhûmu.
Şâhid olmak, bir vak’ayı görerek ona tanıklık etmek mânâsında. İslâm ‘ın da birinci şartı! “Ben şâhidlik ederim ki Allah’tan gayrı ilâh yoktur. (Yine) şâhidlik ederim ki Hz. Muhammed O’nun kulu ve elçisidir.”

İslâm fıkhına göre fiilen görmeden şehâdet edilmez. Yoksa kadı reddeder.
Allah “tasdik” kelimesini bilmiyor muydu?

Kültürümüzde şehâdet, sâdece muhârebede düşman silahıyla can veren değil…
İlim tahsil ederken ölen de, yaşarken bu makama gelen de şehîd. Hak Resûlü öyle buyurmuş ve “Kendini ilme veren fâni “bâkîdir” müjdesini vermiş. Bâkî olan yalnız Hak’tır. Âlim, O’nun adı. ibretlidir, âlim, ilim ve âlem kelimeleri aynı kökten türemişlerdir. Ve bir hadis “Âlimin ölümü, âlemin ölümü gibidir.”
Şehâdet kelimesi daha kısaca ifâde edilirse tevhîd kelimesi olmuş. Tevhîd, yâni “Allah’tan başka ilâh yoktur (Hz) Muhammed O’nun elçisidir.”
Ehl-i Tevhid daha da özleştirmiş
Lâ ilâhe illallah da bağlamış.
İrfan ehli son nefesini vermek üzere. Etrafı emâneti teslimden evvel ona “Lâ ilâhe illallah desene” diye telkindeyken…
O telâşlı:
-Ya lâ’da kalırsam korkusunda…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s